ben.
Arto Tunç Boyacıyan : Ben, buraya gelince Türk’üm, Türkiye’ye gidince Ermeni’yim. Burada da sevmezler beni pek. Adam oturmuş burada, tarihle ilgili politik pozisyon almış. Sen söylediklerinle pozisyonunu bozuyorsun. Rahatını kaçırıyorsun, sever mi hiç? 1915’te bir şey olmuş işte. Benim ailemden de bir sürü insan ölmüş. Ama şurada, hemen Erivan’ın dışında bir nükleer santral var. Patladı mı ne Ermeni kalır ne Türk. Hepimiz dünyalı olsak keşke. Allah kahretsin! Bu kadar şarkı yapıyoruz, bir türlü değişmiyor insanlar. Ben Ermeni olduğum için azınlığım, sen düşüncelerinden dolayı azınlıksın. Ne fark eder ki? ‘İnsansan’ azınlıksın zaten!
Ağrı’nın Derinliği / Ece Temelkuran
It’s hard to believe. It’s crazy to refuse happiness. If I had to go through this again, What would I do? Is there anything else I could do? To see her for months on end as a pal. What happens? You end up being pals, maybe. She wired, ‘I love you.’ Admit it boy, you just don’t understand women.
Un Homme et Une Femme (1966)
(via exsouvenir)
“Paris’e gideceğim. Orada Concorde Meydanı’nda bir taşın üzerine çıkacağım ve haykıracağım: “1915’te Ermenilere soykırım yapılmamıştır.” O taşın üzerinden ineceğim, Ankara’ya gelecek Güven Park’ta bir taşın üzerine çıkacağım ve “1915’te Ermenilere soykırım yapılmıştır!” diyeceğim….
(Source: balkarabiberlimon, via girledie)
kağıt bulamadıkça, dilimden de çıkmadıkça ben de böyle yapmak istiyorum bazen
(Source: visual-poetry, via visual-poetry)
“Sekste herşey vardır:
Bedenler, ruhlar, anlamlar, kanıtlar, safiyet, zerafet, sonuçlar, ilanlar,
Şarkılar, emirler, sağlık, gurur, anneliğin esrarı, ilk süt;
Bütün umutlar, iyilikler, hediyeler,
Bütün tutkular, sevgiler, güzellikler, dünya nimetleri,
Bütün iktidarlar, yargıçlar, tanrılar, dünyanın önderleri,
Hepsi vardır sekste, hepsini kapsar,
kendi sebepleriyle birlikte.”




